Sözlükte "tarak" ne demek?

1. Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye ya da kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç; kimi kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik.
2. Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç; (suda yaşayan hayvanlarda) solungaç.
3. Dokuma tezgahlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde araç; yassısolungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (pecten)tarak

Cümle içinde kullanımı

Fil dişi tarağı da aşırmışlar, asıl buna canım yandı.
- R. H. Karay
Saçlarının arasında karanfillerin yanında bir tarak vardı.
- Sait Faik Abasıyanık

Tarak kelimesinin ingilizcesi

n. comb, drag, dredger

--Reklam--